top of page
Fildişi zeminde zarif Osmanlı motifleri.png

Es-Seyyid Eş-Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri (Kuddise Sirruhû)

Manevî Mürşidimiz

20160516_151312.jpg
Fildişi zeminde zarif Osmanlı motifleri.png
1962 – 16 Mart 2025 / 16 Ramazan 1446

Hayatı ve Manevî Şahsiyeti

​

Es-Seyyid Veli Efendi'nin oğlu olan Es-Seyyid Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri, 1962 yılında Bursa'da dünyaya gelmiştir.

​

Ömrünü İslâm'a, ilme, irfana, tasavvufî terbiyeye ve insanlığın manevî uyanışına adamış; Nakşibendî Bursevî yolunun kurucusu ve manevî mürşidi olarak hizmet etmiştir.

​

Henüz gençlik yıllarından itibaren dinî ilimlere ve tasavvufî hayata yönelmiş, hayatının büyük bir bölümünü dergâhlar açmaya, talebeler yetiştirmeye, sohbet ve irşad hizmetlerini yaygınlaştırmaya vakfetmiştir.

​

Kendisi, geçimini ticaretle temin ederken bir taraftan da insanlara Allah'ı, Resûlullah Efendimiz'i (sallallahu aleyhi ve sellem), güzel ahlâkı ve kulluk şuurunu hatırlatmayı hayatının gayesi edinmiştir.

​

Manevî Yetişmesi ve İlk İntisabı

​

Şeyh Ahmed Yasin el-Bursevî Hazretleri, küçük yaşlardan itibaren şer'î ilimleri tahsil etmiş, on yedi yaşına geldiğinde Almanya'nın Mönchengladbach şehrinde, Şeyh Muhammed Raşid Erol Hazretleri'ni (kuddise sirruhû) vekili vasıtasıyla tanıyarak tasavvuf yoluna ilk adımını atmıştır.

​

Bu intisap, kendisinin manevî hayatında önemli bir dönüm noktası olmuştur.

​

Uzun yıllar Şeyh Muhammed Raşid Erol Hazretleri'nin hizmetinde bulunmuş, vekillik vazifesi üstlenmiş başta Almanya'nın Mönchengladbach şehrinde olmak üzere çeşitli bölgelerde dergâhların açılmasına öncülük etmiştir.

​

Şeyh Muhammed Raşid Erol Hazretleri'nin ahirete irtihalinin ardından, onun halifelerinden Şeyh Molla Yahya Hazretleri'nin (kuddise sirruhû) yanında manevî talim ve terbiyesini sürdürmüş, seyr-ü sülûk yolculuğunda ilerlemiştir.

​

Mevlânâ Şeyh Nazım Hakkânî Hazretleri'ne İntisabı ve İcazetleri

​

Manevî yolculuğunun ilerleyen dönemlerinde, bir işaret üzerine Mevlânâ Şeyh Nazım Âdil el-Hakkânî el-Kıbrısî Hazretleri'ne (kuddise sirruhû) intisap etmiştir.

​

Şeyh Nazım Hakkânî Hazretleri'nin manevî terbiyesi altında hizmetlerine devam etmiş, kendisinin halifeleri arasında yer almış ve üç ayrı icazet alma şerefine nail olmuştur.

​

Bu süreçte tasavvufî terbiyesini derinleştirmiş, mürşidlik vazifesinin mesuliyetini ve irşad hizmetlerinin inceliklerini öğrenmiştir.

​

On iki tarikatın talim ve terbiyesine ilişkin icazet sahibi olduğu aktarılan Hazret, bütün bu manevî birikimine rağmen meşrep itibarıyla Şah-ı Nakşibend Muhammed Bahâeddin Buhârî Hazretleri'nin yolunu esas almıştır.

Manevî silsilesinden aldığı terbiye ve icazetler doğrultusunda Nakşibendî Bursevî yolunun hizmetlerini teşkilatlandırarak irşad faaliyetlerini sürdürmüştür.

​

Nakşibendî Bursevî Yolunun Kuruluşu ve İrşad Hizmetleri

​

Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri, hayatı boyunca yalnızca sözle değil, bizzat hizmet ederek ve örnek olarak insanlara rehberlik etmeyi esas almıştır.

​

Bursa başta olmak üzere Türkiye'nin farklı şehirlerinde ve yurt dışında dergâhların açılmasına öncülük etmiş; sohbet, zikir, ilim ve muhabbet meclislerinin teşekkülüne vesile olmuştur.

​

Onun irşad anlayışında dergâh, yalnızca insanların bir araya geldiği bir mekân değil; nefislerin terbiye edildiği, gönüllerin Allah'a yöneldiği, edep ve güzel ahlâkın öğrenildiği bir manevî mektep olarak görülmüştür.

​

Yetiştirdiği talebeleri ve hizmete kazandırdığı gönül insanları vasıtasıyla Nakşibendî Bursevî yolunun manevî hizmetleri farklı bölgelere ulaşmıştır.

​

Tasavvuf Anlayışı ve Manevî Terbiye Usulü

​

Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri'nin tasavvuf anlayışının temelinde Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat itikadı, Kur'ân-ı Kerîm'e bağlılık ve Sünnet-i Seniyye'ye ittiba bulunmaktadır.

​

Sohbetlerinde şeriat ile tasavvufun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, hakiki manevî terbiyenin dinin emir ve yasaklarına bağlılıkla mümkün olacağını vurgulamıştır.

​

Her insanın yaratılışının, mizacının ve manevî ihtiyaçlarının farklı olduğunu gözeterek müridlerini kendi fıtratlarına uygun şekilde yetiştirmeye önem vermiştir.

​

Nefis terbiyesi, ihlas, teslimiyet, edep, muhabbet, zikir ve hizmet anlayışı onun sohbetlerinde öne çıkan başlıca esaslar olmuştur.

​

Manevî yolculuğun yalnızca birtakım hâl ve tecrübelerden ibaret olmadığını; asıl gayenin Allah'ın rızasına ulaşmak, Resûlullah Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) güzel ahlâkıyla ahlâklanmak ve kulluk şuurunu hayatın her alanına taşımak olduğunu anlatmıştır.

​

Ahir Zaman ve Manevî Uyanışa Dair Sohbetleri

​

Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri'nin sohbetlerinde ahir zaman hadiseleri, imanî hassasiyetlerin korunması ve Müslümanların manevî uyanışı önemli bir yer tutmuştur.

​

Hz. Mehdî (aleyhisselâm) hakkında da sıkça sohbet etmiş, kendi irşad anlayışı içerisinde insanları ahir zamanın manevî imtihanlarına karşı uyandırmayı ve iman, ahlâk ve hizmet şuuruyla yetiştirmeyi önemli bir vazife olarak görmüştür.

​

İnsanların yalnızca dünya hayatına yönelmemesi, ahiret hazırlığını ihmal etmemesi ve dinî hassasiyetlerini muhafaza etmesi gerektiğini hatırlatmıştır.

​

Eserleri ve İlmî Mirası

​

Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri, sohbet ve irşad faaliyetlerinin yanı sıra kaleme aldığı ve neşrine katkıda bulunduğu eserlerle de manevî bir miras bırakmıştır.

​

Başlıca eserleri ve yayın çalışmaları şunlardır:

  1. El-Fethu'r Ruh — Sultan Yayınları, 1999.

  2. El-Fethu'r Ruh (Ruhun Fethi) Risalesi — 3 cilt, Tekâmül Yayınevi, 2007.

  3. Hûd (a.s.) ve Sâlih (a.s.) — Tekâmül Yayınevi, 2006.

  4. Kara Davud Delâil-i Hayrât Şerhi Sadeleştirmesi — Tekâmül Yayınevi, 2006.

  5. Hak Dostunun Dilinden Sohbetler — Buhara Kitap / Emin Yayınevi, 2014.​

​

Bu eserlerin yanı sıra farklı dönemlerde gerçekleştirdiği sohbetler, talebelerine yaptığı nasihatler ve manevî terbiyeye ilişkin açıklamaları da Bursevî yolunun önemli irşad kaynakları arasında yer almaktadır.

​

Vefatı ve Hakk'a Yürüyüşü

​

Ömrünü ilim, irşad, zikir ve Allah yolunda hizmetle geçiren Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri, 16 Mart 2025 Pazar günü, hicrî 16 Ramazan 1446 tarihinde, mübarek Ramazan-ı Şerif ayında Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur.

​

1962 yılında dünyaya gelen Hazret, vefat ettiği yıl itibarıyla 63 yaşındaydı.

​

Resûlullah Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) de 63 yaşında ahirete irtihal etmiş olması, sevenleri tarafından manevî bir tevafuk ve muhabbet vesilesi olarak görülmüştür.

​

Vefatı, ailesi, talebeleri, müridleri ve sevenleri arasında derin bir hüzne vesile olmuştur. Bununla birlikte hayatı boyunca yaptığı hizmetler, yetiştirdiği gönül insanları, eserleri ve bıraktığı manevî emanet yaşamaya devam etmektedir.

​

Rabbimiz kendisine rahmet eylesin, makamını âli, sırrını mukaddes kılsın. Âmin.

​

Manevî Emanetin Devamı: Halil Efendi

​

Mevlânâ Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri'nin 16 Mart 2025 tarihinde vefatının ardından, Nakşibendî Bursevî yolunun irşad ve dergâh hizmetlerinde yeni bir dönem başlamıştır.

​

Kendisinin oğlu ve icazetli halifesi olan Halil Efendi, babasından devraldığı manevî emaneti üstlenerek Nakşibendî Bursevî yolunun postnişinlik vazifesini ve irşad hizmetlerini devam ettirmektedir.

​

Bursa Asithane Dergâhı merkez olmak üzere Türkiye'de ve yurt dışında sürdürülen sohbet, zikir, dinî eğitim ve hayır faaliyetleri, Halil Efendi'nin rehberliğinde yürütülmektedir.

​

Bursevî yolunun geçmişten bugüne uzanan manevî silsilesi, Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri'nin bıraktığı hizmet anlayışı doğrultusunda muhafaza edilmekte; ilim, edep, muhabbet ve irşad esasları yeni nesillere aktarılmaktadır.

​

Bursevî Külliyesi, merhum Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri'nin manevî mirasını yaşatmayı ve günümüzde Halil Efendi'nin rehberliğinde sürdürülen hizmetleri gelecek nesillere taşımayı temel gayelerinden biri olarak kabul etmektedir.

​

Bir Ömür Hizmet, Bir Ömür İrşad

​

Şeyh Ahmed Yasin el-Buhârî el-Bursevî Hazretleri'nin geride bıraktığı en kıymetli miras; ilme, zikre, güzel ahlâka ve Allah rızası için hizmete adanmış bir ömürdür.,

​

Bugün bu manevî emanet, onun yetiştirdiği talebelerin ve sevenlerinin gönüllerinde yaşamaya; Halil Efendi'nin rehberliğinde yürütülen irşad ve dergâh hizmetleriyle devam etmektedir.

​

Rabbimiz bizleri bu kıymetli emanete layık olanlardan, istikamet üzere hizmet edenlerden ve salih kullarının izinden ayrılmayanlardan eylesin. Âmin.

bottom of page